Fotograf yazdan kalma:))
Dün gece Kaan beyi klasik pazar ritueline uygun olarak banyo yaptırdım, tırnaklarını kestim, yarım saat beklesin iyice kurusunda öyle yatırayım, malum üstünü açıyor diyerekten oturuyoruz. Düşündüm de pazarlardan özellikle nefret etmeme neden olan bu "yıkanma, tırnak kesme hatta sonrasında makinaya çamaşır atma" seramonisinden çocukluğumdan beri nefret ederim. Taa ki okulu kazanıp evi terk-i diyar edene kadar (yani kazık kadar kızken bile) cumartesi günü banyo yapsam bile pazar günü annemin gözlerini kocaman kocaman açarak "banyoya diyoruuummmmm" namelerinin eşliğinde banyonun yolunu tutardım.Birde zaten pazar pazar tv'de hiç birşey yok, sokaklar sessiz, Digitürk/Dsmart icad olmamış, tüm maçlar ve maç özetleri yerel yayından izleniyor, babamın (kumandanın demiyorum) televizyonun üzerinde tatrtışılmaz bir hakimiyeti var, cinnet geçirirdim. Pazar olmasa diye dua ettiğim zamanları bilirim. Pazar gününün kendine has bir boğucu, miskin, ağır bir havası var bence.Halen sevmem-ki klasik bir çalışma düzenim olmamasına rağmen. Yani benim cumartesi-pazar tatil diye bir kavramım yok. Çoğunlukla hafta içi izin yapıyorum.
Bu pazarda sabah 6,5ta işe gittim Kaan paşa ve babamız evde kaldılar. Sonra 3 gibi eve döndüm..Ne yapsak, ne yapsak diye düşünüyoruz. Zaten yapılacak hiiiiççççç bir şey yok buralarda inanın. 4 yıldır buradayız daha yeni, 1 yıl önce bir AVM açıldı buraya. Dışarıda gezecek hiç bir yer yok zaten olsada hava en iyi ihtimalle -10, -15 olduğu için dışarıda durmanın mümkünatı yok, elimiz mahkum Kaan bey biraz oyalansın diye AVM'ye gittik. Gürültüden, kalabalıktan kaçarcasına kendimizi eve zor attık. Sevmiyorum işte ben bu şehiri zorlamı?
Eve gelince Kaan paşa için ritüeli gerçekleştirip bu sefer uyutma savaşına giriştik. Sabah erken kalkıp kreşe gideceği halde uyumuyor. Saat 22:00'a doğru uyudu. Sabaha karşı yanımıza gelmiş. (hatırlamıyorum:)) Sabah saat hemen hemen 05:00 bizim paşa eşimle aramızda uzakdoğu sporu yapıyo sanki. Bir babayı tekmeliyo bir beni. Üstünü açıyor. Uykusu bitmiş paşanın. "Git yatağına zaten üçümüz buraya sığmıyoruz" diyerek odasına gönderdim. Mızırdana mızırdana gitti. İç çekmeler, söylenmeler, ufaktan ufaktan ağlamalar. Kalktım gittim odasına.
Anne:Ne oldu oğlum?
A.K:Ama anne ben sizin yanınızda yatıcam.
Anne:Hayır oğlum. Herkesin kendi yatağı var. Sen burada yatıcaksın bende kendi yatağımda.
A.K:Ama anne ben seni çok seviyorum
Anne:Bende seni seviyorum oğlum ama sığmıyoruz üçümüz..Anladınmı?
A.K:Anladım!!!!!! ama ben seni çok özlüyorummmmm...Birlikte yatalım.
Anne:Olmaz oğlum burada da birlikte yatarsak sıkışırız,Seni çok seviyorum ama ben yatağıma gidiyorum, diyerek ben yatak odasına gittim ama paşanın gözler dolu, dudak bükük..Hayır uyumayacağını biliyorum zaten sabah olmuş heryer aydınlık.
2 dakika sonra geldi, kapıda duruyor
A.K:Anne o zaman PS oynayalımmı?
Anne:Hayır oğlum daha çok erken gidip yatarmısın?
A.K:O zaman PC oynayalım..
Anne:Hayııırrrrr...
1 dakika durur düşünür...
A.K:"O zaman" ben acıktım:)))))
Anne:Kaan gidip biraz daha yaatttt ...( Bu arada saat 05:15 civarıdır ve karga dahi kahvaltısını etmemiştir.)
Kaan bey yatağına gider 2 dakika sonra yan odadan içli bir sesten yanık bir "türkü" gelir..."benimmmmm anneeeemmmmm güzel annneeeemmmmm, beni aallllll kollarınaaaaa" anne babada film kopar:)) Duygu sömürüsünde son nokta:)))))
Eşim sen yat dedi ben bakarım, ben uyumuşum. Baba oğul sabahın köründe kendilerine kahvaltı hazırlamışlar, yemişler, çizgi film izlemişler, nette takılmışlar. Saat 07:30 civarı eşimin "Kaan ne giyecek söylede giydireyim, kreşe bırakayım" demesine uyandım. Seviyorum ben adamlarımı yaaa....
Dipcik not: Bu arada çok şükür blog engellemesi kalktı. Hadi gözümüz aydın:)

Bendensin canım benim:) Okurken satırların hiç biri yabancı gelmedi.
YanıtlaSilYalnız o "benim annem güzel annem"kısmına bittim:))Tam duygu sömürüsü yaratıcı yakışıklı:)
Bu arada evet oleeey yasaklar bitti:))
İkiz annesi, valla canım bizde bittik,aklımıza geldikçe gülüyoruz bugün...
YanıtlaSilyaa inanmiyorum ben ada biraz büyüsede rahatlasam uyku konusunda diyorum.Sizin ki kocaman ama hale beraber yatmak istiyor hee...
YanıtlaSilahh bu anlattigin pazar günlerini ben de hic sevmezdim.Bir de sobadan kaynatilirdi su.kisin.Dört kardes koyun gibi siramizin gelmesini beklerdik,ödevleri yetistirilir,canta hazirlanir.Resmen bir kaos yasanirdi.Ve bir hüzün cökerdi bana..Gelen misafirler halalar,kuzenler gitmis..eglence bitmis olurdu kisacasi :)
Çok iyi biliyorlar istediklerini nasıl yaptıracaklarını, beter bunlar:)))
YanıtlaSildilek sorma benim küçüklüğümde pazar günü kabus gibiydi hele maç faslı aaaayyyy düşünmesi bile korkunç.allahtan eşim maçın m sini bile sevmez çooookkkk şükür allaha.bide biz tv nin önünden geçsek ayy bide o anada bir hamleyle gol mol bir şey olduğunu düşünmel bile istemiyorum ses çıkarılmaz babam hiiiiiişşşşşşşşşt der öylece anlamaz anlamaz(dicemde öyle baka baka bişeyler öğrendik çok şükür hepsini bilerek ve isteyerek unutum şimdi) bakardık maça.aaaaaayyyyyyyyy beni unutmak istediğim günlere götürdün beyauuuuuu:(
YanıtlaSilsenin oğlunada çok güldüm şarkı pek manalı olmuş:)
o zaman acıktım:))
YanıtlaSilbenim oğlum dana oldu dana.ama hala bu halleri yaşıyoruz.ilgi çekmek için yapmadığı iş kalmaz.gecenin bi yarısında çok sinirli oluyorum ama yazını okurken aslında tam komedi yaşadığımızı farkettim:))
İnan bende öyleyim.Pazarları sevmiyorum hiç.Aynen eskiden de sevmezdim.
YanıtlaSilKaan'la yaşadığınız uyku macerasına bayıldım.Çocuğun uykusu kaçmış sen hala yat diyorsun annesi,yazık ona;))
Yazan anne, valla bence çocuk uyumuyosa uyumuyo...Kaan'dan tecrübe ettiğim bu. Hiç uykuyu sevmedi doğduğundan beri halende sevmiyor..ve evet pazar gününün en sevimsiz kısmı eğlencenin bitmiş olduğunun yüzümüze tokat gibi çarpması...cumartesinin o yüksek eğlencesi bitmiştir ve pazartesi okul vardır:))
YanıtlaSilBallı lokmam , çok fenalaarrr çookk..daha 4,5 yaşında bizi hayrete düşürüyor 5-10 sene sonra ne olacak halimiz bilemiyorum:)
Sezobigo, maçtan nefret etme sebebimdir pazarlar, yada pazardan nefret etme sebebimmidir acaba maçlar:))) amma devrik cümle oldu:) Bi ara acaba bende ilgilensem maçla falan belki eziyet olmaktan çıkar dedim ama yok...zorlamayla olmuyo..Bu arada oğluşuma bizde halen gülmekteyiz...
YanıtlaSilSitare, valla bende o zaman çok gergindim ama iki gündür düşündükçe gülüyoruz;)
Sihirli günce, ben pazar gününü seven kimseyle tanışmadım daha...ve oğluşun uykusu bitmiş evet ama benim daha bitmemişti...yazık değilmi banaaa:)
yaaa dilekk bunlar niye uyumuyorlar. Omrum tukenti beaa... Senin es iyiymis bence vahapta aynisini yapardi.
YanıtlaSilne güzel çıkmışsınız bu yaz fotoğraflarına bitiyorum zaten bir yaz gelsin ilk işim güneşlenip böööyle bronz olmak
YanıtlaSilgül'om, şekerim daha 6 ay oldu niye ömrün tükeniyo şekerim:) ve evet şekerim benim kocacım çok iyidir...:)))
YanıtlaSilSerpil, valla bende yaz gelsin diye bekliyorum ama burada güneşin açtığı bile yok...seni burada görmek güzel bu arada...gitme bi yerlere:)
Pazar gunleri bir de sabah klasik muzik konserleri vardi oglene kadar ayy ne sinirdi ya :) Bir de camasir yikanir ve camasir kokusu olurdu evde :)
YanıtlaSilNew York'tan, ay Allah'tan bizim evde babam tarafından yasaklanmıştı çamaşır yıkanması. Pazartesi yapılmalıymış temizlik. Haklı adam aslında:)Ama ben pazartesi çalışıyosam mecburen makinaya çamaşır atıyorum:(
YanıtlaSilO pazar kasvetini en de yaşamıştım, sei okurken de hemen darlandım yani..
YanıtlaSilve Kaan'a bittim ahauha çaresiz değiller hiç bak:)
Deli annem, şekerim valla beni paşanın isteyipte yaptıramadığı bişeye rastlamadım henüz...aslında ben inat, baba inat ama oğlan bizden inat çıktı:)
YanıtlaSilya benim yorumum gelmedimi dilek çekiliş diyom sana çıktı dom huhuhu ordamısn:)
YanıtlaSilBeni de darar halen pazarlar, merdaneli makina antreye çıkartılırdı ortalık ayakta çamaşır yıkanırdı radyodan gelen cızırtılı maç sesi de taçlandırırdı bu sisli havayı:) sevgiler sinem
YanıtlaSil