Bugün evdeyim. Kaan bey doğduğu günden beri güneş doğar doğmaz uyandığı için yine sabahın köründe uyandık. Çocuğu kaçta yatırırsak yatıralım güneşin doğuşuyla uyanıyor. Hastalık halleri hariç tabii.El mahkum bizde uyanıyoruz. Babamız işe gitti Kaan beyle birlikte kahvaltı yaptık uzuunnnn uzun. Sonra etrafı topla, makinaya çamaşır at, yerleri süpür, sil, toz al, banyolar, lavabolar derken saat 11:00 oldu.Bu arada babamız gelip Kaan paşayı kreşe götürmek üzere aldı tabii. Eeee? Temizlikte bitti. Yemek hatta tatlımız bile var. Ben şimdi ne yapıcam? Hızla bir kaç blog gezdim, twitter ve face'e baktım. bitti.
Koştur koştur ve hızlı çekimde yaşamak ruhuma işlemiş yavaşlayamıyorum.Evde oturmak benim için tam bir eziyet. Oturamıyorum, tv karşısında zaman geçiremiyorum.DVD'ye bir film koyayım ayaklarımı uzatıp elimde sütsüz şekersiz mis gibi kahvem film keyfi yapayım diyorum 15. dakikada of boş boş oturmaktan sıkıldım diyerek ayaklanıyorum. Filmin ne kadar sürükleyici olduğunun önemi yok. Hemen filmin sonuna atlayıp sonunu da gördükten sonra yine kendime bir meşgale buluyorum. Ya bu kadar hızla yaşamaktan vucudum bi yerde pes edecek, çabucak yaşlanıcam, yada "işleyen demir ışıldar" deyişinin hakkını vericem:)Kısmet
Şimdi mi? Ben kendimi sokağa atayım.Sokak sokak gezeyim bir kaç mağaza bakayım. Her yerde yazlıklar var ve biz hala kazak montla geziyoruz ama olsun. Bakayım içime bahar/yaz gelsin:) Oturmak benim fıtratıma ters sanırım:)
izin günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izin günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Mayıs 2011 Çarşamba
25 Şubat 2011 Cuma
İstiyoruuummmmmm, istiyoruuummmmmm:)
Eskilerden bir resim koyayım dedim...Şu yukarıdaki halim 5 aylık hamile halimdir efenim...Kaan bey 5 hafta erken doğdu Allah'tan da 9. ayı göremedim. 35 haftalık hamile halimi de toplum sağlığı açısından koymuyayım dedim....Zaten bu posta sığmazdı fotograf:)
Şimdi nerden çıktı diyebilirsiniz hamilelik mevzusu..Çok isterdim "HAMİLEYİİİİİMMM" demeyi ama yok arkadaşlar değilim:( Bugün izin günümdü. Kaan paşa 7 civarı uyandı.Biraz benim üstümde biraz babasının üstünde debelendi. Babamız kalktı işe gitti. Kaan beyle kahvaltımızı yaptık sonra saat 9,5 ta kreşe gitti. Sonraaaa ben kendimi o saatte sokağa attım. Dostum dediğim arkadaşım Semanur geldi aldı beni, uzuun zamandır görmediğimiz ve doğumuna 13 gün kalmış arkadaşımızla (Hülya) kahvaltı yapalım dışarıda dedik. Ben Hülya'yı gördüm ve deprestim. Tüm hücrelerim bebeeeeekkkk, bebeeeekkkk diye bağırmaya başladı. Birde annesinin karnında sabah jimlastiği yapan küçük hanım beni tümden etkiledi. Bir heyecanlandim bir heyecanlandım anlatamam. Oğluma kardeş hatta kardeşler istiyorum. Toplu halde duamı ederiz, toplu secret yapıp evrenemi göndeririz artık bilmem:))Doktorlar tamam, çocuk yapabilirsin desinler...
Bu arada Hülya'nın karnı maşallah,maşallah 9 aylık olmasına rağmen şu yukarıda gördüğünüz göbişim kadardı.Gariplik bende sanırım:)
Uzuuunnn uzun kahvaltımızı yaptık, peşine keyif kahvelerimizi yudumladık,sonra eve gitmek üzere vedalaştık.Semanur'la arabaya bindik eve gidicez güya, saat 13:00...Tabiii eve gitmek kiiimmm biz kim? Kendimizi AVM de bulduk. Bugün cuma yaaaa, Çocuklar kreşte, eşler işte yaaa yeni filmler girdi vizyona attık kendimizi sinemaya. Semanur çoktandır Özcan DENİZ ve Deniz ÇAKIR'ın filmi" Ya Sonra" yı bekliyordu. Arkadaşıma eşlik etmek için girdim filme. Hiçbir beklentim yoktu ancak film hem akıcı hemde çok eğlenceliydi. Fragmanını bile izlemeyen ben iç bayan, durgun, uzuun planları olan ve sessiz, sıkıcı bir film bekliyordum nedense...Hiç öyle değilmiş. Bol bol güldük, arada gözlerimiz doldu, sonunda mutlu olduk...Gidin yani:))
Bu arada sevgili sihirligunce beni ödüllendirmiş..."Okuması en keyifli blog" olarak. Arkadaşım çok çok çok teşekkür ederim...Bende bu ödülü okuma listeme eklediğim ve izlediğim blog arkadaşlarıma gönderiyorum...Sevgiyle:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

